Menü

Gıda güvenliği denetimden önce üretim kültüründe başlar

Gıda güvenliği denetimden önce üretim kültüründe başlar

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) yayımladığı son araştırmalar ile Türkiye’nin gıda denetim verilerini birlikte incelediğimde, üzerinde uzun uzun düşünmemiz gereken bir tabloyla karşılaştım.

  • 866 Miyon dünya genelinde bir yılda güvenli olmayan gıdalarla ilişkili tahmini hastalık vakası.
  • 1,52 Milyon gıda kaynaklı hastalıklarla ilişkili yıllık tahmini ölüm sayısı.
  • 57,1 Milyon gıda kaynaklı hastalıklar nedeniyle dünyada bir yılda kaybedilen sağlıklı yaşam süresi.

Bu rakamlar WHO’nun 2026 yılında yayımladığı, 2021 yılına ilişkin küresel tahminlerden geliyor. Türkiye’yi inceledim bakalım tablo nasıl? diye

Tarım ve Orman Bakanlığının 2024 yılı resmî verilerine göre

  • 1.329.758 gıda denetimi Türkiye genelinde bir yılda gerçekleştirilen resmî kontrol sayısı.
  • 26.263 İdari yaptırım denetimler sonucunda uygulanan idari yaptırımlar.
  • 1,31 Milyar ₺ uygulanan idari para cezalarının toplam tutarı.
  • 610 Adet suç duyurusu Cumhuriyet savcılıklarına bildirilen gıda işletmecisi sayısı. Bu rakamlar bize önemli bir denetim faaliyetini gösteriyor. Ancak benim üzerinde durmak istediğim asıl mesele denetimlerin sayısı değil. Gıda güvenliğini yalnızca denetimlerle mi sağlamalıyız, yoksa riskleri daha üretim aşamasında mı önlemeliyiz?

Çünkü gıda güvenliği maalesef ürünün market rafına ulaştığında başlamıyor. Hammadde seçiminde, tedarikçi değerlendirmesinde devam edip, üretim tesisinin hijyen koşullarında şekillenir.Personelin eğitiminde güçlenir, kritik kontrol noktalarında izlenir, depolama ve lojistik süreçlerinde korunur ve tüketicinin sofrasına ulaşana kadar devam eder. Denetim ise güvenliğin doğrulanmasıdır. Güvenliğin kendisi ise her gün uygulanan doğru üretim kültürüdür.

Bugün gıda sektöründe yeni teknolojileri, yüksek proteinli ürünleri, fonksiyonel beslenmeyi ve inovasyonu konuşuyoruz. Bunların tamamı son derece değerli. Ancak bir gerçeği hiçbir zaman unutmamalıyız. Bir gıdanın besin değeri ne kadar yüksek olursa olsun, güvenli değilse tüketiciye gerçek bir fayda sunamaz.

BÄKKER kapsamında yürüttüğümüz akademik ve teknik çalışmalar da bana gıda inovasyonuna bütüncül yaklaşmanın önemini bir kez daha gösterdi. Ürün geliştirmek yalnızca besin değerini artırmak değil aynı zamanda o ürünün güvenilir, tekrarlanabilir ve standartlara uygun şekilde üretilebilmesini sağlayacak bir sistem oluşturmayı gerektirir.

Türkiye’nin çok güçlü bir gıda üretim altyapısı, yetişmiş insan kaynağı ve önemli bir ihracat potansiyeli bulunuyor. Bu potansiyeli geleceğe taşırken gıda güvenliğini yalnızca yasal bir zorunluluk olarak değil, üretim kültürümüzün temel unsurlarından biri olarak görmemiz gerektiğine inanıyorum.

Gıda güvenliği kaç işletmeye ceza kesildiğiyle değil ! kaç riskin daha ortaya çıkmadan önlenebildiğiyle ölçülmelidir.

#GıdaGüvenliği #GıdaSanayi #Türkiye #FoodSafety #GıdaTeknolojileri #BAKKER

Bu yazı, Ümit Sevdi'nin LinkedIn paylaşımından alınmıştır: LinkedIn'de oku.

İlgili sayfalar: tüm yazılar, protein sayfamız, fırınlar için.

← TÜM MAKALE İÇERİKLERİNE DÖN